21 Kasım 2019, 16:14     

sosyal bilgiler seti

Sosyaldeyince.com Akıllı Telefon Uygulaması Google Play Store^de yayında.

Çanakkale Savaşları

Başlatan Sosyaldeyince, 25 Nisan 2014, 19:52

« önceki - sonraki »

Sosyaldeyince

25 Nisan 2014, 19:52 Son düzenlenme: 07 Ağustos 2018, 15:20 Sosyaldeyince
Çanakkale Savaşları

ÇANAKKALE ZAFERİ

   

( 18 Mart 1915)

Çanakkale Savaşı yalnız bizim tarihimizin değil yakın dünya  tarihinin en önemli savaşlarından biridir.
     Çanakkale Boğazı'nı savaş gemileriyle zorlayarak aşma, böylece  İstanbul'a kavuşma isteği Avrupa büyük devletlerinin öteden beri özlemidir.
     1914 yılında I. Dünya Savaşı'nın başlamasıyla İtilaf  devletleri bu isteklerini gerçekleştirme fırsatının doğduğuna inandılar. Bu  inançla İngiltere ve Fransa işbirliği yaparak 3 Kasım 1914 günü alacakaranlıkta  Bozcaada'dan Boğaz'ın ağzına doğru yaklaştılar. Buradan istihkamlarımıza doğru  ateş açtılar, İngilizler Seddülbahir ve Ertuğrul tabyalarını, Fransızlar da  Anadolu yakasında Kumkale ve Orhaniye tabyalarını havantopu ile dövdüler. Cephaneliğimize  isabet eden top mermisiyle on bir ton barut havaya uçtu, subay ve erlerimiz  şehit düştü, İngiliz Donanma Komutanı Amiral Carden Çanakkale önlerinde  gösteriler yaptı, düşman denizaltıları boğazı geçmeye kalktılar.
     24 Kasım 1914 günü bir Fransız denizaltısı Boğaz sularında  görüldü. bu denizaltıyı gören topçularımız düşman üstüne ateş yağdırmaya  başladı. 2 Aralık günü İngiliz denizaltısı da bir deneme yaptı. Derinden  engelleri aşarak Boğaz'a girdi. Yediyüzelli metre ilerde bulunan Mesudiye  zırhlısına torpil atarak bu gemimizi batırdı. Zırhlımızda bulunan subaylardan  on'u ve erlerimizden yirmi dördü şehit düştü.
     19 Şubat 1915 günü düşman savaş gemileri öğleye kadar uzun  menzil­li bir bombardımana girişti. Boğaz'a iyice sokuldular. Tabyalarımız  akşama doğru düşman savaş gemilerine karşılık verdi. Ertuğrul ve Orhaniye  tabyalarından atılan ateş karşısında düşman oldukça bocaladı.
     İtilaf devletleri gemileri diledikleri gibi ilerleyemiyor, amaçlarına  ulaşamıyordu. Lodos fırtınasını başarısızlıklarının nedeni olarak görüyorlar­dı.  Havalar düzelince yeni saldırılar düzenlendi. Yine sonuç alınamayınca düşman  gemilerine komuta eden Amiral Carden görevden alındı. Yerine 17 Mart 1915 günü  Robeck atandı. Yeni komutan 18 Mart 1915 günü donan­mayla Boğaz'a saldıracağını,  yakında İstanbul'da olacağını Londra'ya bildir­di.
     Bu arada Çanakkale Müstahkem Mevki Komutanı Albay Cevat  Çobanlı 17/18 Mart gecesi boğaz'a mayın hattı döşenmesi emrini verdi. Aldığı  emir gereği Binbaşı Nazmi Bey Nusret Mayın gemisi ile o gece yirmi altı mayın, Boğaz'a  on birinci hat olarak döşendi. Boğaz'daki mayın sayısı on bir hat olarak 400'ü  aşmıştı.
     18 Mart 1915
     İngiliz ve Fransız savaş gemilerinden oluşan, o dönemin en  büyük deniz gücü, üç filo olarak sabahleyin Çanakkale Boğazı'na girdi.
     Bu donanmanın ilk grubunu oluşturan filoda, İngilizlerin  Queen Elizabeth zırhlısı ile İnflexible, Lord Nelson ve Agamemnon savaş  gemileri bulunuyordu.
     İkinci grupta İngiliz Kalyon Kaptanı komutasında Ocean, İrresistible,  Wengeance Majestic gibi savaş gemileri yer almıştı. Üçüncü filo ise Prince, Bouvet,  Suffren gibi Fransız savaş gemilerinden oluşuyordu.
     İngilizler ve Fransızlar zayıf Türk savunmasını kolayca  susturarak Boğaz'ı kolayca geçebileceklerim umuyorlardı. Bu umut ve güvenle 18  Mart 1915 günü düşman savaş gemileri şiddetli bir ateşe başladılar. Rumeli  Mecidiyesiyle merkez bataryaları şiddetli bir ateşe tutuldu. Boğazdaki düşman  gemileri Hamidiye istihkamlarına yüklendi. Bunu gören Dardanos bataryaları  ateşi üzerlerine çekmeye çalıştı. Az sonra, tüm gemiler, Dardanos'a saldırdı. Dardanos  tabyamız saldırılara şiddetle karşı koydu. Bu arada Mesudiye tabyası da ateşe  başlamıştı. Mesudiye üzerine ateş açılınca Hamidiye onun yardımına koştu. Bu  arada kıyı bataryalarımız düşman üstüne ateş yağdırmaya başladılar. Bunalan  düşman kaçmak isterken topçu atış­larıyla karşılaşıyordu. Düşman gemilerine göz  açtırılmıyordu. Karşılıklı bu korkunç bombardıman bir saat kadar sürdü. Bu  karşılıklı bombardımanı bir yabancı yazar şöyle anlatıyor:
     «insan manzarayı gözlerinin önünde canlandırabilir. Kaleler,  toz duman bulutları içinde kaybolmuşlarda Yıkıntıların arasından arada bir  alevler yükseliyordu. Gemiler, çevrelerinde fışkıran sayısız su sütun­ları  arasında yavaş yavaş hareket ediyorlar, bazen duman ve serpintiler arasında  iyice görünmez oluyorlardı. Tepelerden ateş eden havan toplarının alevleri  görülüyor, ağır toplar yer sarsıntıları gibi gümbürdüyordu.»
     Bombardıman sırasında Türk tabya ve bataryaları büyük zarar  görmüştü. Amiral Robeck Fransız gemilerini geri çekerek İngiliz savaş  gemilerini ileri sürdü. Tam bu sırada müthiş patlamalar oldu. Bouvet ve Suffren  savaş gemileri mayına çarparak sarsıldılar, manevra kabiliyetini kaybettiler. Bir  gece önce Nusret mayın gemisinin döşediği mayınlar görevlerini yapmışlardı. Boğazın  berrak sulan üzerinde bir dev gibi yatan Bouvet ve Suffren'e tarihi Hamidiye  bataryamızın keskin nişancıları ateş açtılar. Çanakkale Geçilmez kitabının  yazarı Alan Moorehead olayı şöyle anlatıyor.
     «Saat 13.45'de Suffren'in az gerisindeki Bouvet müthiş bir  patla­mayla sarsıldı. Güverteden göğe kesif bir duman yükseldi. Gittikçe  hızlanarak yana yattı, devrilip gözden kayboldu. Olayı görenlerden birinin  ifadesine göre «Bir tabak, suda nasıl kayıp giderse o da öylece kayıp gitti.»
     Türk tabyaları, Boğaz'ı geçmeye çalışan düşman gemilerine  durmadan ateş ettiler. Bu arada düşman Boğazdaki mayınları temizlemek için  mayın tarayıcılarını boğaza soktu. Tabyalarımız mayın tarayıcılarına ateş  açtılar. Açılan ateş yağmur gibi yağmaya başlayınca düşmanlar panik içinde  kaçtılar. Bu arada düşman savaş gemilerinden İnflexible, İrressitible büyük  hasar gördü. Batanlar oldu. Daha sonra Queen Elisabeth ve Agamemnon yaralan­dı.  İtilaf devletleri Çanakkale Boğazı'nı denizden aşamadılar. Büyük kayıp­lar  vererek : Çanakkale Boğazı'nın geçilemeyeceğini öğrendiler.
     İtilaf devletleri Çanakkale Boğazı'nın savaş gemileri ile  aşamayınca bu kez çıkarma yapmayı planladılar. Artık Çanakkale kara savaşları  başlı­yordu. Kara savaşında düşmanın nereden çıkarma yapabileceği tartışıldı. Mustafa  Kemal Kabatepe ve Seddülbahir'den, Alman komutan Von Sanders ise Bolayır ve  Anadolu yakasından çıkarma yapılabileceği görüşündeydi. Alman komutanı Von  Sanders'in görüşü ağır bastı, ve askerler o yöreye yerleştirildi.
     Düşman güçleri 25 Nisan 1918 sabahı Mustafa Kemal'in  düşündüğü noktadan saldırdı. 19. Tümen Komutanı Mustafa Kemal Kocaçimen'de  Conkbayır'da, savaştı. Cephanesi biten askerlere :
     - Süngü tak emrini verdi. Daha sonra ;
     - «Ben size taarruz emretmiyorum. Ölmeyi emrediyorum. Biz  ölünceye kadar geçecek zaman içinde yerimize başka kuvvetler ve başka  komutanlar geçebilir» dedi. Tarihin bu en büyük siper savaşı başlamıştı. Siperler  arası uzaklık sekiz on metre kadardı. Türk siperlerinden hiçbir asker  ayrılmıyordu. Şehit düşenlerin yeri hemen dolduruluyordu. Her adım başına bir  mermi düşüyor; toprak adeta tüterek kaynıyordu. Düşman dalgalar halinde  Conkbayır'a doğru ilerliyordu. Bu arada Mustafa Kemal, Anafartalar Grup  Komutanlığına atandı. Anafartalar Savaşı'nda düşmanın attığı şarapnel misketi  Mustafa Kemal'in göğsüne isabet etti. Ancak cebindeki saate çarptığından bir  şey olmadı.
     Kısa sürede Türk ordusu her yerde büyük başarılar kazandı. Düşman  şaşkına döndü, bozguna uğradı.
     Çanakkale kara savaşlarının en önemli cepheleri; Kumkale, Beşike,  Bolayır, Seddülbahir, Anbumu, Kabatepe, Conkbayırı ve Anafartalar'dır. 19 - 20  Aralıkta Anafartalar ve Arıburnu cephesi, 8-9 Ocak'ta Seddülbahir düşmanlar  tarafından boşaltıldı. Böylece 1915 baharında parlak umutlarla karaya ayak  basan birleşik düşman ordusu 1916 kışında bozguna uğrayarak çekip gitti.
     Çanakkale savaşlarında 250 binin üzerinde askerimiz şehit  düştü. Düşman kayıpları ise bu rakamın üstündedir.
     Çanakkale savaşlarının unutulmaz kahramanı, Anafartalar Grup  Komutanı Mustafa Kemal'in başarısı ilerde başlayacak Ulusal Kurtuluş Savaşı'mızın  kaynağı oldu.
   Bağımsızlığımızı savunmak, yurt topraklarımızı korumak için  yapılan savaşlar kutsaldır. Çanakkale, Ulusal Kurtuluş Savaşımız kutsal destan  savaşlara birer örnektir.


share button   
Sosyaldeyince.com sosyal bilgiler sitesi

site tanıtım
 

Özetler 5.Sınıf - 6.Sınıf - 7.Sınıf - 8.Sınıf . . : : : . . Etkinlikler 5.Sınıf - 6.Sınıf - 7.Sınıf - 8.Sınıf
Sunular 5.Sınıf - 6.Sınıf - 7.Sınıf - 8.Sınıf