Yaz Kursu Planları
site tanıtım
sosyal bilgiler uygulama

ATATÜRK DÖNEMİ DIŞ POLİTİKADA TEMEL ESASLAR Gönderen Konu: ATATÜRK DÖNEMİ DIŞ POLİTİKADA TEMEL ESASLAR  (Okunma sayısı 2041 defa)

Çevrimdışı Sosyaldeyince

  • Site Yöneticisi
  • *****
  • İleti: 4468
    • Sosyaldeyince.com
ATATÜRK DÖNEMİ DIŞ POLİTİKADA TEMEL ESASLAR
Gerçekçilik
Atatürk’ün dış politikası gerçekçidir, maceradan uzak durmayı hedefler. Bu anlayışa uygun olarak, Türk milletinin gücünü ve imkânlarını bilmek kadar, karşısındaki devletlerin ne yapacaklarını veya ne yapamayacaklarını, gerçekçi ve doğru şekilde değerlendirmiş olan bir uygulama görülür. Şüphesiz bu gerçekçilik, şartlar ne olursa olsun sonuna kadar direnmeyi öngören cesur ve onurlu duruştan taviz vermeyen bir gerçekçiliktir. Asla, teslimiyetçilik ve yılgınlık yoktur.

Tam Bağımsızlık
Bağımsızlık ilkesi ile diğer ülkelerle olan ilişkilerde genç cumhuriyetin bağımsızlığının korunmasına özen gösterilmesi hedeflenmiştir. Osmanlı döneminin iktisadî, siyasî, malî kısacası her yönden dışa bağımlı yönetimlerini görmüş olan yeni Türkiye’nin kurucu kadrosu için, kurulan devletin gerçek bağımsızlığı en önde gelen amaçtır. Bu bağımsızlık siyasi, iktisadi, mali, askerî ve kültürel açıdan bağımsızlıktı ve bunlardan ödün verilemezdi. Bu ilkeden hareketle, gerek Millî Mücadele süresince Batılı devletlerle yapılan görüşmelerde gerekse Lozan Barış görüşmeleri sonrasında, bağımsızlık ilkesine gölge düşürebilecek her konuda kararlı davranılmıştır.

Barışçılık
Atatürk dönemi dış politikasının bir başka özelliği ise barışı esas almasıdır. Bunun en güzel örneği, Millî Mücadele yıllarında verilmiştir. Savaş ortamı içerisinde bile görüşmeler yoluyla barışın sağlanması için her türlü çaba sürdürülmüştür. Atatürk’ün barışçılığı yine onun söylediği "Yurtta Sulh Cihanda Sulh" sözüyle Türk Dış Politikasının bir ilkesi hâline gelmiştir. Bu temel yaklaşıma uygun olarak bölgesinde barışı korumada üzerine düşeni gerçekleştiren genç cumhuriyet, teslimiyetçi ve pasif bir politika da izlememiştir. Yani, barış içinde yaşamak için gerekli hazırlıkları yapmak, gerekirse barış için savaşa hazır olmak kararlılığıyla hareket edilmiştir.

Akılcılık
Akılcılık ilkesi doğrultusunda yeni devlet uluslararası hukuka bağlı kalmıştır. Atatürk Türkiye’sinin dış politika anlayışı ideolojik doğmalara, ön yargılı saplantılara değil, akıl üzerine oturtulmuştur. Uluslararası ilişkilerde, tarihî dostluk ve tarihî düşmanlık yerine, değişen şartlar ve karşılıklı yarar ilişkileri esas alınmıştır. Nitekim Atatürk bu doğrultuda, siyasal, toplumsal ve ekonomik düzenleri çok farklı olan ülkelerle dostluklar kurabilmiştir.

Yukarıda sayılan esaslara, şüphesiz uluslararası adil bir düzen kurma, sömürgeciliğe karşı oluş, hukuka bağlılık ve eşitlik gibi hususlar da eklenebilir. Bunların dışında bağımsızlığını ve toprak bütünlüğünü korumak anlamında Türkiye’nin güvenliğinden duyduğu endişe onun dış politikasına etki etmiştir. 1923-30 yılları arası Batı ile olan problemlerinden dolayı Türkiye, Batılı ülkelere mesafeli durmuş, Sovyetlere ise nispeten mütereddit yaklaşmıştır. 1930 sonrasında ise İtalya’nın yayılmacı politikalarından duyduğu endişelerden ötürü, İngiltere ve Fransa ile iyi ilişkiler içine girmiştir.


Linkback: https://www.sosyaldeyince.com/8sinif-tc-inkilap-tarihi-ve-ataturkculuk-ozetleri/ataturk-donemi-dis-politikada-temel-esaslar-t3308.0.html

share button  


Sosyaldeyince.com sosyal bilgiler sitesi

sosyal bilgiler